Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Şifa Çayı

Geçenlerde domuz gribine yakalandım mı bende acaba telaşesinde ablamın ısrarıyla bu çaydan yaptım ve bol bol içtim. Çayın faydası elbet vardır ama benim durumumda çay mı iyi geldi yoksa bünye mi sağlamdı bilemeyeceğim. Hazır bitki çaylarını tat olarak yavan bulduğum için pek severek içemiyorum. Ancak ablamın sihirli karışımı tam damak zevkime göreydi.



Çayın içinde yer alan malzemelerin hepsi resimde görülmüyor, elime geçenleri koyup fotoğrafladım. Görülenler: çubuk tarçın, ıhlamur, kurutulmuş kuşburnu, diğer ikisini unuttum ablama söyleyeceğim yoruma yazsın. Resimde yeşil yapraklı şey (defne belki) bir de kuru gül yaprağı gibi görünen şey var adını unuttuğum.



Bunlardan başka zencefil (toz yada kök farketmez) ve bir de elma kabuğu atıyoruz içine. Kaynamış su konmuş demlikte bir süre bekletip içiyoruz. Demlikte kalan malzemelerle 2-3 sefer bu şekilde yapılıp içilebilir. Ablam içine başka şeyler de koyuyor, yazın biriktirdiği kiraz saplarını mesela.

Tüm bu malzemeler aktardan temin edilebil…

Milföyden Elmalı Çörekler

Geçen gün Yemek.Nâme de gördüm bu tarifi ama benim de aklımda vardı ne zamandır. Oradaki resmine vurulunca hemen yapmak istedim.



Elma ile yaplan herşeyi çok seviyorum, elmalı tart, elmalı kurabiye, ay çöreği falan. Ancak benim gibi az miktar yapmak isteyen ve hafif olmasını tercih edenler için, tart hamuru yoğurmak ayrıca zor. Hamur hem zaman gerektiriyor hem de içinde bolca margarin içeriyor ki bu da uzak durmama sebep oluyor. Oysa dondurucumda acil durumlar için sürekli milföy hamuru bulunduruyorum. Tamam o da yağlı ama bir iki tane yapılabilir çünkü diğer türlü koca bir tepsiyi atılması diye bitirmek zorunda kalıyor insan.



Yapılışı öyle basit ki, rendelenmiş elmaları biraz tarçınla ocakta pişiriyoruz (ben ayrıca şeker ilave etmedim, ekşi elmalarda katılabilir belki), sonra bir kare milföy hamurunu iki yandan 3-4 kesik atıyoruz. Elmaları içine koyup bu kesik parçaları saç örgüsü gibi kapatıyoruz. Fırında pişirdikten sonra pudra şekeri ile servis ediyoruz.

Yumuşacık ağızda dağlıyor,…

Nişastalı Tavuk

Geçende Kırmızı Mutfak'ın izleyicilerini karıştırırken Eya's Cookies sitesi ile karşılaştım. Bu tarif ise çok hoşuma gitti, kaç gündür yapacaktım ama nihayet dün yaptım. O kadar hoşuma gitti ki Ce dedi haftada bir böyle bir yemek yiyelim.



Benim resimlerim onunki kadar güzel çıkmadı ama çok güzel bir yemek çıkıyor karşınıza. Belki salata ile servis edildiği için çok hafif ve aynı zamanda çok doyurucuydu. Başka yemeklerimiz de olmasına rağmen, bunu bitirip kalktık.




Biz salata sosu ile yedik. Çok lezettliydi. Nişastanın varlığından mıdır bilmem, bildiğimiz tadı çok değişti.



Yapılışı ise şöyle. Kemiksiz doğranmış tavukları, biraz yağ, soya sosu ve nişasta ile karıştırıp kızartıyoruz. Kızartırken 1-2 diş ezilmiş sarımsak atıyoruz içine. Kısa sürede pişiyorlar zaten. Sonra da salatanın üzerinde servis ediyoruz.




Kısa sürede de bitiyor zaten :)